LOLİTA’DAN TOMMİKS’E SANSÜR

15 Mayıs 2019 251 views 0

“İnternet Yasası” denilen bir yasayla ülkemizde, geçmişte var olanlara ek olarak, kamu yararına aykırı görülen veya devletin gizli bilgilerini vb içeren sosyal paylaşım alanlarını denetleyip engelleyecek bir sansür mekanizması kuruldu. RTÜK de modern bir sansür kurumu oldu. Bu çerçevede bir dönem “Twitter”a ulaşım engellendi, “Wikipedia”ya halen ulaşılamıyor.

Sansürün tarihi insanoğlunun, yöneten-yönetilen olarak ayrıldığı ilk dönemlerine kadar gider. Tarih boyunca, genellikle sosyal ve siyasal sistemin korunması, felsefe, din, cinsellik dahil ahlak anlayışı, sınıfsal çatışmalar, sömürü düzeninin farkındalığı gibi insanlığın büyük çatışmalarında eyleme geçen sansür olgusu, bu çatışmalar halen sonlanmadığı için varlığını dünyanın her yerinde sürdürmektedir.

Her ne kadar “kamu yararı” kavramına sığınılsa da, son tahlilde sansür, egemenlerin; kendi dünyalarına, düzenlerine, çıkarlarına, ideolojilerine aykırı gördükleri fikirlerin yayılmasınının ve toplumun değer yargılarının, algılarının, bilgilerinin, bakışının değişmesinin kurulu düzen için bir tehlike oluşturmasının önüne geçmek için, başlıca düşünce ve ifade özgürlüğü araçları olan haber, yazı, kitap, film, oyun, resim, internet siteleri ve benzerlerinin kimi zaman yasalarla, kimi zaman zor kullanarak, maddi ve manevi şiddetle engellemesidir.

Sansürden en fazla canı yanan, kitaplar ve bunların yazarları olmuştur. Tarih boyunca dünyada ve ülkemizde çeşitli nedenlerle sansürlenen kitapları şöyle bir hatırlayalım:

Siyasal nedenlerle Kapital (Marx), Kavgam (Hitler), Doktor Jivago (Pasternak), Umut (A.Malroux), Gazap Üzümleri (Steinbeck), Hayvan Çiftliği (G.Orwell), Darağacında Üç Fidan (N.Behram), Felsefenin Temel İlkeleri (G.Politzer), Dönüşüm (Kafka), yine ülkemizde Rıfat Ilgaz, Aziz Nesin, Nazım Hikmet ve benzerlerinin birçok şiir, öykü, roman ve araştırmaları; savaş karşıtlığı nedeniyle Lysistrata (Aristofanes), Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Remarque), Yaşam ve Yazgı (V.Grossman); din, ahlak ve müstehcenlik nedeniyle Lolita (Nobakov), Şeytan Ayetleri (Salman Rüşdi), Candide (Voltaire), Yengeç Dönencesi (H.Miller), Madame Bovary (Flaubert), Lady Chatterley’in Sevgilisi (D.H.Laurence), Bir Avuç Gökyüzü (Çetin Altan), Asılacak Kadın (Pınar Kür), Renkahenk (Can Yücel) ve daha niceleri…

Peki zavallı yüzbaşıya; Yüzbaşı Tommiks’e ne demeli?.. 19. yüzyılın ortalarında, Yeni Dünya’nın yeni insanlarının altın bulma umuduyla her türlü madrabazlığın hakim olduğu ďünyasında, iki garip arkadaşı ile birlikte Nevada çöllerinde asayisi sağlamaya çalışan bu genç adam, hatta çocuk da sansürden payını almış. İtalya’da çıkmaya başlayan bu çizgi roman 1955’te bizde de yayımlanmaya başlamış; 1961 yılında “çocukların ahlakını bozduğu” gerekçesiyle yasaklanmış. Niye? Çünkü Tommiks daha 15 yaşındaymış ! Uygulamada pek ciddiye alınmasa da 2013’te çıkarılan 3.Torba Yasa ile Tommiks itibarını yeniden kazanmış ! Görüyoruz ki sansürün “kamu yararı” gerekçelerinin çok da mantıklı olması gerekmiyor.

Amerikalı eleştirmen George Jean Nathan “Sanat düşgücünün sevişmesisir. Sanatta ahlaktan söz etmek, sevişmede yasama meclisinden söz etmek gibi bir şeydir.” sözüyle, hayallerimize bari sınır koymayın demiş.

Son söz olarak sınırsız düşünce ve ifade özgürlüğü olan, sansürsüz bir dünya dileyeceğiz ama bu, Lolita’nın Humbert yerine Nevada çöllerinden, Suzi’den ve “Binbirsurat”tan uzaklaşan Tommiks ile tanışıp Iowa eyaletinin küçük Nevada kentinde ömürlerinin sonuna kadar mısır yetiştirerek geçinip gitmeleri kadar uzak görünüyor.

Metin Başaran

Avatar
Metin BaşaranDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

istanbul escort

istanbul escort

ankara nakliyat

escort istanbul