BİLİM ve BUDALALIK

15 Haziran 2019 169 views 0

19.yüzyıl lokomotifi icat etti ve Hegel evrensel tarihin ruhunu yakaladığından emindi. Flaubert budalılığı kesfetmişti. Açık yureklilikle şunu söyliyeceğim, bilimsel akıldan o kadar gurur duyan bir yüzyılın en büyük keşfi bence budur. Elbette Flaubert’ten önce de budalılığın varlığından kimsenin kuşkusu yoktu, ama biraz farklı anlaşılıyordu. Basit bir bilgisizlik, eğitimle düzeltilebilecek bir kusur gibi bakılıyordu ona. Ama Flaubert’in romanlarında budalalık insanın var oluşundan ayrılmayacak bir boyuttur. Flaubert’in budalalığa bakışı, içinde en çarpıcı, en afallatıcı olan şudur: budalalık bilimin, tekniğin, ilerlemenin, modernliğin karşısında silinmez, tam tersine ilerleme birlikte o da ilerler. Flaubert, hınzırca bir tutkuyla etrafındaki insanların kendilerini daha zeki ve külyutmaz olduklarını göstermek için söyledikleri kalıplaşmış deyişleri topluyordu. Bunlarla ilgili bir “Basmakalıp Fikirler Sözlüğu” hazırlamıştı. Biz de bu başlığı kullanarak, modern budalalığın cehalet değil, basmakalıp fikirlerdeki düşünce eksikliği anlamına geldiğıni söyleyelim. Falubert’in keşfi, dünyanın geleceği için Marx ya da Freud’ün en sarsıcı düşüncelerinden çok daha önemlidir. Çünkü, gelecek sınıf mücadelesi ya da psikanalix olmadan da hayal edilebilir, ama bilbisayarlara kaydedilen, kitle iletişim araçlarıyla yayılan basmakalıp fikirlerin pek yakında özgün ve bireysel bütün düşünceleri ezecek, böylece Modern Çağ’daki Avrupa kültürünü boğma tehlikesi taşıyacak bir güç haline önlenemez bir biçimde yükselmesi olmadan hayal edilemez.

Kaynak: Milan Kundera (Roman Sanatı)

“görüşler tartışılır”

Avatar
Metin BaşaranDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

istanbul escort

istanbul escort

ankara nakliyat

escort istanbul