ATİNA OKULU – 4

07 Mayıs 2019 347 views 0

İlk Çağ Felsefe ve Bilimine Kısa Bir Yolculuk

Eserde Zerdüşt’e yakın ve izleyiciye doğru bakan figür Antik Çağ’ın en ünlü Yunanlı ressamı APELLES’tir (MÖ 370-306). Aslında Rafaello, Apelles yerine kendini resmetmiştir burada. Apelles resimlerinde sarı, kırmızı, siyah ve beyaz olmak üzere dört renk kullanmış, kullandığı boyaları kimse taklit edememiş, resim bittikten sonra onları güçlü bir parlaklık veren kehribar renkli bir madde ile verniklemiştir. Apelles öldüğünde sırrı da kendisiyle birlikte gömülmüştür. Apelles Antik Çağ’ın sanat yazarları tarafından dönemin en büyük ressamı olarak tanımlanmıştır. Büyük İskender tabloları meşhurdur ve İskender, kendisinin her zaman genç ve güçlü kahraman bir komutan görünümünü gölgelememesi adına resminin yapılmasını Apelles dışında herkese yasaklamıştır. Diğer ünlü resimleri Aphrodite’i deniz kenarında resmeden “Aphrodite’in Doğuşu”, ” Kos’ta Kurban Töreni”, “Efes’te Artemis Rahibinin Tören Alayı” dır. Böyle bir esere Apelles yerine Rafaello’nun kendisini resmetmesi ilginçtir.

Rafaello ile Batlamyus arasındaki kişi, yine aynı çağın bir diğer ünlü ressamı PROTOGENES’tir. En önemli iki eseri “İalysos” ve “Dinlenen Satyr” olup resimleri üzerinde çok uzun süre çalışmasıyla tanınmıştır. İki ünlü ressam arasında şöyle bir olay gerçekleşmiştir: Apelles’in ünü Protogenes’e, Protogenes’in ünü Apelles’e kadar ulaşır. Apelles hangisinin daha iyi ressam olduğunu bilmek adına Protogenes’in yaşadığı ve atölyesinin bulunduğu Rodos’a gelir. Atölyede sadece yaşlı bir kadın vardır. Yaşlı kadın Protogenes’in dışarıda olduğunu söyler, geleninkim olduğunu sorar. Apelles bir fırça alır ve resim kağıdına düz bir çeker. “İşte burada!” cevap verip ayrılır. Protogenes geldiğinde yaşlı kadın ona olayı anlatır ve kağıdı gösterir. Protogenes, “Apelles gelmiş” der, “Başka hiç kimse böyle bir çizgi çekemez.” Resim kağıdına paralel bir çizgi de o çeker ve yaşlı kadına “Bir daha gelirse ona bunu göster, aradığı ben miyim gerçekten” der. Apelles geri döndüğünde yaşlı kadın kağıdı uzatır. Apelles paralel çizgileri kesen bir başka çizgi çeker ve bir şey söylemeden ayrılır. Protogenes geri döndüğünde çizgiyi görür, yenildiğini anlar ve limana koşup Apelles’i bulur. İki büyük ressamın ilk ve son karşılaşmasıdır bu; Rafaello’nun 1509-1511 yılları arasında Atina Okulu freskinde buluşturmasına kadar.

Zerdüşt’ün arkasındaki sakallı kırmızı giysili figür Mısır’da doğmuş, MS 203-270 yılları arasında yaşamış, Yeni Platonculuğun kurucusu PLOTİNOS’tur. İleriki dönemde Roma’da bir felsefe okulu açmıştır.

Plotinos, Platon’un idealizmini yeniden canlandırmış, materyalizme savaşı srçmiş; her türlü maddi olana bu karşı çıkış onu da Platon gibi sürekli değişen maddi dünyanın gerçek olamayacağı sonucuna ulaştırmıştır.

Plotinos’a göre yalnızca değişmeyen bir şey gerçekten var olabilir. Bu da Platon’un gösterdiği gibi maddi dünyadan farklı ve ayrı; dolayısıyla Tanrı olmalıdır. Tanrı hakkında, bu dünyadaki her şeyin üzerinde olduğu dışında hiçbir şey söylenemez; Tanrı maddi, sonlu ve bölünebilir bit varlık değildir; madde, ruh ve zihinden her biri sdeğiştiği için O, ne madde, ne ruh, ne zihindir. Plotinos, Platon’un devletinde yer alan iyi ideasını tanrılaştırmış, var olan her şeyin Tanrısal kaynaklı olduğu, dolayısıyla sürekli değişen maddidünyanın gerçek olamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Ve bu görüşleriyle dönemini, Orta Çağı, hem Hıristiyan hem İslam felsefesini önemli ölçüde etkilemiştir.

Rafaello’nun tasarımı, arkada iki oyukta bulunan iki büyük Tanrı heykeli ile tamamlanır.

Platon’un kendi sağında elinde liri ile Yunan mitolojisinde müziğin, sanatların, şiirin, güneşin, ateşin, sağlığın ve kehanetin Tanrısı, Zeus’un oğlu, Artemis’in ikiz kardeşi APOLLON’un heykeli yer alır. Apollon’un bu özellikleriyle, edebiyat ve şiiri temsil eden bitişik duvardaki Parmassus freskine yakın olması anlamlıdır.

Aristoteles’in kendi solunda ise ATHENA (Roma mitolojisindeki adıyla MİNERVA) heykeli bulunur. Yunan mitolojisinde akıl, zekâ, bilgelik, ilham, savaş ve barışı simgeleyen Tanrıçaďır. Zeus’un kızıdır. Sembollerinde bulunan zeytin dalı barışı, mızrak savaşı, baykuş ise bilgeliği simgeler. Buradaki savaş; savaşın zekâ ve strateji yönüyle ilgilidir; bu yönüyle Savaş Tanrısı Ares’ten ayrılır. Hemen yanındaki duvarda bulunan hukuk, adalet freskine yakın durmakta ve bir bakıma freskin ahlâk felsefesi yönünü temsil etmektedir.

Avatar
Metin BaşaranDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

istanbul escort

istanbul escort

ankara nakliyat

escort istanbul